KİREÇLENME ( ARTROZ )

Düşme- çarpma gibi travmayla olan rahatsızlıklardan başka, çok çeşitli nedenlerle ortaya çıkan eklem hastalıkları genelde “romatizmal hastalıklar” şeklinde adlandırılır. Bu grupta yer alan hastalıkların önemli bir bölümü iltihaplı tipte olup her yaştaki insanı etkileyebilir. Sonuçta eklem hareket kısıtlılığı ve sakatlığa yol açabilen bu hastalıkların en önemlisi romatoid artrit’tir. Bir diğer önemli romatizmal hastalık grubu ise eklem kıkırdağının aşınmasıyla ortaya çıkan dejeneratif eklem hastalıkları  yani kireçlenmelerdir. Kireçlenme veya diğer adıyla artroz, toplumdaki  en yaygın romatizmal hastalık örneğidir.

Omurga hariç tüm eklemlerdeki kemiklerin üzerini hiyalin  bir kıkırdak tabakası  kaplar; bu tabaka ekleme binen yükün geniş bir yüzeye dağılmasını  ve hareketin kayganlığını sağlar. Ancak zamanla yaş ve diğer faktörlerin etkisiyle kıkırdak tabakalarda bozulmalar başlar ; eklem kıkırdağının yüzeyi düzensiz hale gelir, kalınlığı giderek azalır ve bunun sonucunda  eklem ağrıları başlar.

En önemli belirtisi sabahları kısa süreli bir eklem sertliği ile birlikte eklem hareketlerinin

ağrılı olmasıdır. Gün içinde eklemlerin “ısınmasıyla” birlikte hareketler daha rahat yapılabilir hale gelse de, yorgunlukla ağrılar yeniden artar ve hasta dinlenme ihtiyacını hisseder. Bazen eklem üzerinde  şişlik veya hafif bir sıcaklık artışı da fark edilebilir.

En çok tutulan eklemlerin başında dizler gelir. Kalça, omuz, ayak bileği ve el parmaklarının uç kısımları da sık tutulan eklemler arasındadır.

Artroz gelişiminde en önemli faktör yaş ve aşırı yüklenmelerdir. Daha önce geçirilen romatizmalar hastalıklar veya başka bir hareket sistemi probleminin olması, artrozun ortaya çıkışını kolaylaştırır. Şişmanlık, diz çökme, diz üstü oturma, fazla merdiven inip çıkma gibi aşırı kullanım faktörlerinin etkisiyle artroz gelişimi kolaylaşır. El parmaklarındaki kireçlenme ise ” Heberden Osteoartriti” olarak adlandırılır. Zamanla parmaklarda şekil bozukluklarına yol açan bu özel kireçlenme formunun asıl nedeni henüz tam olarak bilinmese de,  ellerin aşırı kullanımının ve  sürekli soğuğa maruz kalmasının buna neden olduğu düşünülmektedir.

Eklem kıkırdağı kendini yenileyebilen bir doku olmadığından, aşınan veya eskiyen kısımları yerine koymak mümkün olmamaktadır. Bu nedenle kıkırdağın aşınmasını önleyebilecek tedbirlerin uygulanması çok önemlidir.

Uygun bir diyetle fazla kilolardan kurtulmak, diz üstü oturma- diz çökme gibi hareketlerden ve fazla merdiven inip çıkmaktan kaçınmak çok önemlidir.

Eklem ağrıları için önce basit ağrı kesiciler kullanılır. Bunlar yeterli olmazsa steroid içermeyen antiromatizmal ilaçlar denenir.

Eklem hareket açıklığını geliştirmek ve ağrıları azaltmak için en etkili  yöntemlerden biri fizik tedavidir. Elektrikli veya mekanik fizik tedavi yöntemlerinin bir program dahilinde uygulanmasıyla yakınmalar azalır, hareketler kolaylaşır. Fizik tedaviden sonra eklemi fazla zorlamayan günlük egzersiz programlarını düzenli olarak yapmak çok önemlidir. Zira eklem kıkırdağı ancak hareket halindeyken eklem sıvısından beslenir. Ağrı nedeniyle hareketten kaçınılırsa hem kıkırdağın beslenmesi azalır, hem de kas dokusunda zayıflamalar olur.

Ağrı ve hareket kısıtlılığını azaltmak amacıyla hekim kontrolunda olmak şartıyla kaplıca tedavileri de yarar sağlayabilir.

Son yıllarda eklem içine yapılan özel bazı enjeksiyonlar da 6 ay- 1 yıl kadar süren rahatlık sağlayabilmektedir. Ancak bu enjeksiyonların mutlaka bir uzman hekim tarafından yapılması gerekmektedir. Aksi takdirde çok dramatik durular ortaya çıkabilmektedir.

Yine son zamanlarda eklem kıkırdağının kendini yenilemesine yardımcı olduğu düşünülen bazı ilaçlar çıkmıştır. Glikozamin ve kondroitin sülfat bileşimindeki bu ilaçların uzun süreli kullanımları bazı hastalarda yarar sağlamaktadır.

Tüm tedavilerin denenmesine karşın ilerleyen, hastanın günlük yaşamını sıkıntıya sokan ve çok ağrıya neden olan durumlarda ise cerrahi yöntemlere başvurmak gerekebilir. Orta yaşlı hastalarda artroskopi yöntemiyle eklem kıkırdağındaki düzensizliklerin bir kısmını gidermek mümkün olsa da 55-60 yaşından sonra tercihen protez ameliyatları yapılmaktadır.

ARTROZDAN KORUNMAK İÇİN

  1. Duruş, oturuş, çalışma pozisyonlarına dikkat edin,
  2. Fazla kilolardan kurtulun,
  3. Ağır kaldırmayın,
  4. Uzun mesafe ağır taşımayın
  5. Dengeli beslenmeye dikkat edin
  6. Sigara içmeyin
  7. Her gün düzenli yürüyüş ve egzersizler yapın
  8. Gereksiz merdiven inip çıkmayın
  9. Klozet tipi tuvalet kullanın
  10. Diz üstü  oturmayın
  11. Çok ağrı varsa baston kullanın
  12. Güneş ve denizden yararlanın

Yorum Yapın