Archive for the ‘SAĞLIKLI BİR YAŞAM İÇİN’ Category

FELÇ HAYATINIZIN YÖNÜNÜ DEĞİŞTİRMESİN

Çarşamba, Ocak 6th, 2010

Prof. Dr. Tunç Alp KALYON

İNME (FELÇ) NASIL OLUŞUR?

Beynimizde iki yarımküre vardır. Bunlardan sağ taraftaki sol kol ve bacağımızın, sol taraftaki ise sağ kol ve bacağın hareketleriyle  birlikte konuşma yeteneğimizden sorumludur.  Bu bölgelere  gelen kan akımının herhangi bir nedenle bozulması sonucunda  vücudun bir yarısında kol ve bacaktaki felçle birlikte başka bir takım sorunlar da ortaya çıkar ve buna inme adı verilir.    İnmeye yol açan damar olayları  genellikle iki  türde olup :
(more…)

OMURİLİK YARALANMALARI VE REHABİLİTASYONU

Salı, Eylül 29th, 2009

OMURİLİK NEDİR ?

Omurilik beynin uzantısı olan  sinir  yolları demetidir ve  ense kökünden başlayarak bel bölgesine kadar uzanır. Çok önemli ve kritik görevleri olan sinir yapıları içermesinden dolayı omurganın  ortasındaki kanaldan aşağı doğru iner ve böylece bir taraftan vücudun hareketlerine göre şekil değiştirirken, diğer taraftan darbelere karşı korunmuş olur. Omuriliğin boyu, omurgadan kısa olduğu için, insanlarda 1. ve 2. bel omuru  hizasında  sona erer;  buradan itibaren  kuyruk sokumuna kadar giden kanal içinde  atkuyruğu şeklindeki  sinir uzantılarıyla devam eder.  Omuriliğin en önemli görevi, beyinden gelen duyu ve hareket komutlarını kol ve bacaklara iletmektir.  Aynı şekilde gövde, kol ve bacaklardan gelen uyarıların da beyne ulaşmasını sağlar .  Sinirlerdeki ve omurilikteki iletim görevleri  çok hızlı bir şekilde yapıldığından günlük yaşantımız sırasında hiç sıkıntı çekmeden gerekli tüm hareketleri yapabiliriz .

Omurilik yaralanması nedir ?

Omurilik, kemik kanalın içinde  korunaklı bir durumda olduğu halde, düşme, çarpma, ezilme veya kırık gibi  travmalardan zarar görebilir ve bunun sonucunda “omurilik yaralanması” dediğimiz durum ortaya çıkar. Omurilikteki sinir hücreleri çok duyarlı olduğu için özellikle omurga kırıkları sonucunda çevreye bası yapan keskin kemik kısımlardan etkilenir ve hasara uğrar. Böylece  beyinden gelen duyu ve hareket iletilerinin, o seviyenin altındaki  vücut kısımlarına ulaşmasını engelleyen yalıtkan bir tabaka oluşur.  Omurilik hasarı bel ve göğüs kısımlarında ise her iki bacakta birden kuvvet kaybı olur ve buna “parapleji” adı verilir. Omurilik hasarı boyun bölgesinde ise hem kollarda hem de bacaklarda kuvvet ve hareket kaybı görülebilir ve “tetrapleji” olarak adlandırılır.
(more…)

GÜNIŞIĞINA ÇIKMAYI İHMAL ETMEYİN

Perşembe, Temmuz 9th, 2009

Prof. Dr. Tunç Alp KALYON

1960’lı, 70’li yıllarda özgürlük simgesi haline gelen hippi’leri konu alan ünlü “Hair “ müzikalinin ana teması “Let the sunshine in” şarkısı “Bırak Güneş ışığı içeri girsin”diyordu. Çağımızın getirdiği acımasız rekabet ortamında, günlük çalışma ve uğraşlar uğruna zamanımızın çoğunu kapalı mekanlarda geçirmeye başladığımızdan, bu şarkının sözleri daha bir anlam kazanmaya başladı. Bizler dört duvar arasında sıkışıp kalırken çocuklarımız da açık havada oynanan oyunları unuttular, TV ya da bilgisayar ekranlarının karşısından ayrılmaz oldular. Eskiden cıvıl cıvıl çocuk seslerinin geldiği sokaklarda artık yalnızca araba homurtuları ve korna sesleri var.

Bu durumun bize nelere mâl olduğunu düşündünüz mü hiç? Geçmek bilmeyen sırt ağrıları, uyku düzensizlikleri, sürekli gerginlik ve kaygılanma, baş ağrısı, isteksizlik ve hepsinden önemlisi sürekli yorgunluk, bitkinlik hali. Sabah işe ya da okula başlarken dahi kendini yorgun ve uykusuz hisseden insanın ne denli verimli olabileceği tartışmalı kuşkusuz..Çağdaş teknolojinin getirdiği olanakları ve konforu hızla kullanan ve tüketen insanoğlu, bir noktadan sonra bunun olumsuz yansımalarıyla karşı karşıya gelmiş durumda.
(more…)

GENÇLER DİKKAT ! SIĞ SUYA ATLAMAYIN

Çarşamba, Haziran 10th, 2009

(*)Prof. Dr. Tunç Alp KALYON

Bir rehabilitasyon hekimi olarak bizi  en fazla üzen olguların başında , derinliği fazla olmayan sulara “balıklama “ atlayışlar  yüzünden oluşan omurilik felçleri gelmektedir.  Bütün uyarılarımıza rağmen, her yıl çok sayıda yeni olguyla karşılaşmamız, sorunun önemini ortaya koymaktadır.  Sığ suya atlamak çok tehlikelidir;  nedenine gelince :

(more…)

BASI YARALARI

Salı, Ocak 20th, 2009

Prof. Dr. Tunç Alp KALYON

Vücudun çeşitli yerlerinde, uzun süreli basıya maruz kalma sonucu ortaya çıkan yaralara
“Bası Yaraları “ adı verilir. Yatak Yarası veya Dekübitis Ülserleri olarak da adlandırılan bu yaralar, deri ve derialtı dokularının uzun süreli basınç altında kalmasıyla ortaya çıkar ve deri altı dokusunun nispeten az olduğu kemik çıkıntılarının üzerindeki vücut kısımlarında daha çok görülür. Bası yaraları, yatağa bağımlı hastalarda sık rastlanır ve tedavi masraflarını artırmanın yanı sıra hastanın yaşam kalitesinin bozulmasına, tedavisinin gecikmesine, rehabilitasyonun aksamasına ve hatta ölüme neden olabilir. (more…)

SPOR NEDEN GEREKLİDİR ? SPORUN YARARLARI NELERDİR ?

Pazar, Eylül 21st, 2008

Spor terimi,  hareket etmek anlamına gelen latince bir  kelimeden türemiştir   ve  genellikle yarışma amacıyla yapılan hareketlerin bütününü ifade eder. Ancak, günümüzde spor yalnızca yarışma amacıyla sınırlı olmaktan çıkmıştır. (more…)

ORTA VE İLERİ YAŞLARDA SPOR

Pazar, Eylül 21st, 2008

Tıp bilimindeki gelişmeler ve sosyal yaşam düzeylerinin iyileşmesiyle birlikte ortalama yaşam süreleri uzamıştır. Gelişmiş ülkelerde nüfusun çoğunu orta yaşın üstündekiler oluşturmaktadır. Uygarlığın sağladığı kolaylıklar, bir taraftan bedensel etkinliklerin önemli ölçüde azalmasına neden olduğundan, hareket azlığına bağlı problemler daha sık görülmeye başlanmıştır. Amaç daha iyi yaşamak olduğuna göre, sağlıklı bir yaşam için gerekli kurallara yaşlıların daha titizlikle uyması gerekmektedir. (more…)

OMURGAMIZI KORUYALIM

Pazar, Eylül 21st, 2008

Omurgamız “omur” adı verilen 31- 33 adet kemiğin üst üste sıralanmasıyla oluşur ve vücudumuzun tem desteğini sağlar.Oturma, ayakta durma, yürüme gibi fonksiyonlar sırasında diğer vücut kısımlarıyla ahenkli biçimde şekil veya pozisyon değişikliği yaparak denge ve destek görevini yerine getirir.
(more…)

BEL VE BOYUN FITIKLARINDAN KORUNMAK İÇİN UYULMASI GEREKEN KURALLAR

Pazar, Eylül 21st, 2008

1. Duruş, oturuş ve çalışma pozisyonlarına dikkat edin.
2. Beş kiodan daha fazla ağır kaldırmayın.
3. Yerden bir şey alırken dizlerinizi bükerek olabildiğince yaklaşın, öne eğilmeyin.
4. Sigara içmeyin; sigara disklerin dolaşımını bozarak dayanıklığını azaltır.
5. Araba kullanırken direksiyona doğru eğilmeyin, bel kavisini destekleyin, uzun yolda sık ara verip kısa        yürüyüşler yapın.
6. Sert yatakta sırtüstü veya yan yatın, yüzüstü yatmayın.
7. Doktorunuza danışmadan ilaç kullanmayın.
8. Cahil insanların yaptığı tedavilere itibar etmeyin.
9. Hızlı yürüme, hafif koşu veya yüzme gibi kondisyon egzersizleri yapın.
10. Ani ve zorlayıcı hareketler yapmayın.
11. Fazla kilolardan kurtulun.
12.
Belinizi, sırtınızı boynunuzu üşütmeyin, klima veya vantilatör esintilerinden korunun.

Kireçlenmeden Korunmak İçin

Pazar, Eylül 21st, 2008

ARTROZDAN KORUNMAK İÇİN

  1. Duruş, oturuş, çalışma pozisyonlarına dikkat edin,
  2. Fazla kilolardan kurtulun,
  3. Ağır kaldırmayın,
  4. Uzun mesafe ağır taşımayın
  5. Dengeli beslenmeye dikkat edin
  6. Sigara içmeyin
  7. Her gün düzenli yürüyüş ve egzersizler yapın
  8. Gereksiz merdiven inip çıkmayın
  9. Klozet tipi tuvalet kullanın
  10. Diz üstü  oturmayın
  11. Çok ağrı varsa baston kullanın
  12. Güneş ve denizden yararlanın